Taşındık :)

YENİ ADRESİMİZ

HTTP://WWW.BLOGİZİM.COM/

Genel kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

İslam Nedir(ingilice)

Genel kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Namaz Kılmayanlar Niçin Oruç Tutar?

Şükrü Hüseyinoğlu

Memleketteki yüksek oruç tutma oranına bakıp toplumda bir İslamlaşma süreci yaşandığını söyleyebilir ve dolayısıyla halkımız adına sevinebilir miyiz?

Bu konuda mutlaka farklı değerlendirmeler olacaktır fakat karar verirken bazı noktaları göz önünde bulundurmakta fayda var. Mesela, kapalı mekânlarda sigara içme yasağını protesto etmek Ankara’da toplanan Türkiye Kahveciler Kıraathaneciler Federasyonu’nun Ramazan ayını kahvehanelerin en fazla iş yaptıkları bir dönem olarak nitelemesini ve söz konusu federasyonun, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’ne başvurarak, kahvehanelerin sahura kadar açık kalmasına izin vermeleri yönünde belediyelere bir genelge gönderilmesi talebinde bulunmasını göz önünde bulundurmak, topluma dair değerlendirme yaparken işlevsel olabilir.

Bu durumda şu soruyu sormak gerekir: Gündüz oruç tutup iftardan sonra kahvehaneleri tıka basa doldurmak ve sahura kadar kumar oyunları oynamak nasıl bir din algısının ürünüdür?

Meselenin bir diğer boyutu da, oruç tutup namaza yanaşmama çelişkisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu toplumda oruç tutma oranı ne kadar yüksekse, namaz kılma oranı o kadar düşüktür.

Oruç tutup, dinin direği ve ibadetlerin anası mesabesindeki namaza yanaşmamak… Oruç tutup, akşam olunca kahvehanelere, kumar masalarına koşmak… Oruç tutup, televizyon başında saatlerce boş sözlerin esiri olmak. Oruç tutmak fakat gözü, kulağı, dili tutmamak…

Kimse kusura bakmasın, böylesi bir oruç, Hz. Peygamber’den rivayet edilen bir hadiste belirtildiği gibi aç ve susuz kalmaktan başka bir sonuç doğurmayacak bir âdetin yerine getirilmesinden başka bir şey değildir. Halihazırdaki yaygın tutum, Allah’ın dinini ciddiye almamanın, heva ve hevesleri Allah’ın dinine tabi kılmak yerine, Allah’ın dinini heva ve heveslere tabi kılmanın ifadesidir. Âdetleri ibadetleştirmenin, ibadetleri âdet haline getirmenin acı bir görüntüsüdür.
Devamını Okumak İçin Lütfen Tıklayınız…

ŞABAN AYI ve ÖNEMİ

ŞÂBAN-I ŞERİF

Şâban ayı, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz’in ayıdır. Bu itibarla salavât-ı şerifeye çok devam etmek lâzımdır. Yine mümkün oldukça istiğfar, salavât-ı şerife, İhlâs-ı Şerif okumalı, teheccüd ve tesbih namazları kılmalı ve hatm-i enbiyâ yapmalıdır.

Şâban ayı, “Şerefli, ulvî, berâta erdirici, ilâhî ihsâna kavuşturucu, mü’minlere rahmet ve kâfirlere gazap olan ilâhî nûra nâil edici” bir ay olarak târif edilmiştir.

Bu ayın birinci gecesinde, yani salıyı çarşambaya bağlayan gece, her rek’atte bir Fâtiha üç Âyetü’l-Kürsî ile bir tesbih namazı kılınır. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Hergün 100 defa “Kevser Sûresi” okunmalidir.

10 gün 100 defa “Yâ Latîf (c.c)”

10 gün 100 defa “Yâ Rezzak (c.c)”

10 gün 100 defa “Yâ Azîz (c.c)” okunmalidir.

Berâ(e)t Gecesi: Saban ayinin 15.nci gecesidir. Gündüzü oruçlu, gecesi ibadet ve zikirle geçirilmelidir.

TESBİH NAMAZININ FAZİLET VE EHEMMİYETİ

Tesbih namazı; tevbenin, istiğfârın en büyüğü ve bütün vücutla yapılanıdır. Sünen sahipleri Hz. İkrime’den, o da İbn-i Abbas (r.a.)’tan rivâyet etmişlerdir ki; Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz muhterem amcaları Hz. Abbas (r.a.)’a şöyle buyurmuşlardır:

“Ey amca, sana on haslet haber vermekle ikrâm etmiş olayım ki, onu işlediğin vakit günahının evveli ve âhiri, yenisi ve eskisi, hatâen ve kasten yapılanı, küçüğü ve büyüğü, gizlisi ve âşikâr olanı mağfiret edilmiş olsun…

“Dört rek’at namaz kılarsın; her rek’atte Sûre-i Fâtiha’yı ve diğer bir sûreyi okursun. Fâtiha okumadan evvel on beş kere, ‘Sübhânallâhi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym’ dersin. Zamm-ı sûreden sonra dahî on kere ‘Sübhânallâhi velhamdülillâhi…’ deyip rükûa varırsın.

“Rükûda olduğun halde on kere, rükûdan doğrulduktan sonra on kere, secdeye vardığında on kere, iki secde arasında on kere, ikinci secdede dahî onları on kere okursun; tamamı her rek’at için yetmişbeş’tir. Bunu rek’atlerin dördünde dahî yaparsın. (Dört rek’atin tesbihlerinin tamamı üçyüzdür.)”

Dört rek’atin ‘Sübhâne rabbiyel azıym ve sübhâne rabbiyel â’lâ…’ tesbihleri, bundan ayrı olarak önce okunur.

Genel kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

RECEP AYINDA YAPILACAK İBADETLER

Sevban (r.a)’dan rivayet edilen bir hadiste şöyle geçiyor: “Resülüllah (s.a.v) ile yürüyorduk. Bir kabristana uğradık. Orada Allah Resulü (a.s) biraz durdu ve şiddetli bir şekilde ağlayıp, bana dönerek şöyle dedi:

“Ey Sevban! Burada yatanlar azap görmekte idiler. Allah’a dua ettim de, onların azaplarını hafifletti. Ey Sevban! Eğer bunlar Recep ayında bir gün oruç tutsalar ve onun bir gecesini ihya etselerdi, kabirlerinde azap görmeyeceklerdi.”

“Ey Allah’ın Resülü! Bir gün oruç ve bir gecenin ihya edilmesi ile mi, onlardan bu kabir azabı önlenecekti?

“Evet, Ey Sevban! Beni Hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, kadın erkek herhangi bir müslüman, Recep ayında bir gün oruç tutar veya bir gecesini ihya eder, sırf bunu Allah rızası için yaparsa, Allah ona gündüzü oruçlu, gecesi kıyamlı geçen bir senelik ibadet sevabı ihsan eder.”

BU AYDA YAPILACAK İBADETLER

Mübârek recep ayı, Kamerî ayların yedincisidir. “Eşhuru hurum”dan olan bu ay, ŞEHRULLAH yani Allah Teâlâ’nın ayıdır. Bu aya oruçlu girmeli ve bu ayda çok iltica etmelidir.

Recep ayının 1’inci günü oruç tutanlara 3 senelik, 2’nci günü oruç tutanlara 2 senelik, 3’ncü günü oruç tutanlara ise 1 senelik nâfile oruç sevâbı verillir. Bu, hadîs-i şerîf ile sâbittir. Üç günden sonra her gününe birer ay oruç sevâbı verilir.

Bu ay Cenâb-ı Hakk’a mahsus bir ay olduğu için yalnız Zât-ı İlâhi’yi bildiren İhlâs Sûresi’ni çok okumak lâzımdır. Bilhassa bu aya hürmet olarak, ayrıca günde 11 defa İhlâs-ı Şerif okumalı, tevhid, istiğfar ve salavât-ı şerifeyi ihmâl etmemelidir.

Bu ayda 2 kandil vardır:

1. İlk cuma gecesi “Regâib Kandili”,

2. Yirmiyedinci gecesi “Mî’rac Kandili”dir.

Bu ayın birinci gecesi (pazartesiyi salıya bağlayan gece) bir tesbih namazı kılınır. Veya Receb-i Şerif’in ilk onu zarfında bir def’aya mahsus olmak üzere kılınan on rek’at namaz da kılınabilir. Önümüzdeki günlerde bu namazların kılınış şekli anlatılacaktır…

Recep ayında her gün, başında ve sonunda 7’şer Fâtiha okumak suretiyle 100 İhlâs-ı Şerif okumak da çok sevaptır. Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i enbiyâ yapmalı ve oruç tutmalıdır. 13, 14, ve 15’inci günlerinde oruç tutanlar, bu sünnet-i seniyyeyi yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulurlar. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

RECEB AYINDA KILINACAK NAMAZ

Receb’in; 1’i ile 10’u arasında, 11’i ile 20’si arasında ve 21’i ile 30’u arasında olmak üzere sadece birer defa kılınacak 10’ar rek’at Hâcet namazı vardır. Bunların her üçünün de kılınış şekli aynıdır. Yalnızca namazların sonlarında okunacak duâlarda fark vardır. Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat, cuma ve pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması efdaldir.

Bu namaz, mü’min ile münâfığı ayırır. Bu 30 rek’at namazı kılanlar, hidâyete ererler. Münâfıklar bu namazı kılamazlar. Bu namazı kılanın kalbi ölmez. Bu 30 rek’at namaz Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz’in berberi, Selmân-ı Pâk (r.a.) hazretleri tarafından rivâyet edilmiştir.

Kılınış şekli: Hâcet namazına şu niyetle başlanır: “Yâ Rabbî, beni, dünyayı teşrifleriyle nûra gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Receb-i şerif hürmetine, feyz-i ilâhine, afv-ı ilâhine, rızâ-i ilâhine nâil eyle. Âbid, zâhid kulların arasına kaydeyle. Dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyle. Rızâ-i şerifin için, Allâhü Ekber.”

Her rek’atte 1 Fâtiha, 3 Kulyâ eyyühe’l-kâfirûn, 3 İhlâs-ı şerif okuyup, 2 rek’atte bir selâm verilir. Böylece 10 rek’at tamamlanır.

İlk on gün içinde kılınan namazdan sonra, 11 defa “Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihi’l-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okunup duâ edilir.

İkinci on gün içinde yani Receb’in 11’i ile 20’si arasında kılınan 10 rek’atten sonra, 11 defa: “İlâhen vâhıden ehaden sameden ferden vitren hayyen kayyûmen dâimen ebedâ” okunup duâ edilir.

Üçüncü on gün içinde, yani Receb’in 21’i ile 30’u arasında kılınan 10 rek’atten sonra da 11 kere: “Allâhümme lâ mânia limâ â’tayte, velâ mû’tiye limâ menâ’te, velâ raadde limâ kadayte, velâ mübeddile limâ hakemte, velâ yenfeu ze’l-ceddi minke’l-ceddü. Sübhâne rabbiye’l-aliyyi’l-â’le’l-vehhâb. Sübhâne rabbiye’l-aliyyi’l-â’le’l-vehhâb. Sübhâne rabbiye’l-âliyyi’l-â’le’l-kerîmi’l-vehhâb. Yâ vehhâbü yâ vehhâbü yâ vehhâb” okuyup duâ edilir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Genel kategorisinde yayınlandı. 2 Yorum »
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.